...

dün yürürken önümdeki sevgililerden kız olanı dönüp dönüp bana bakıyordu.cok ahım şahım bir tipim olmadığını bildiğimden kızın benden hoşlandığı için bakmadığını hemen farkettim ve acaba niye bakıyor diye düşündüm.sonra biraz önlü arkalı yürüdükten sonra farkettimki yanındaki sevgilisi ayakkabısı vurduğundan topuğunu ezmiş terlik konumuna getirmiş ayakkabısını.kızda kimse bakıp gülüyormu rezil oldukmu falan gibisinden gülerek etrafta onlara bakanları görmeye çalışıyordu.çocukta sevgilisinin bu durumdan duyduğu utancı farketmişti ve ne yapcağını bilemez bir halde yürümeye devam ediyordu.kız hafiften biraz uzakta yürümeye çalışıyordu.sonra cocuk bu durumu farketti hemen küçük bir sınava soktu kızı.kızın elini tutmak için elini uzattı böylece herseye ragmen onun yanındamı olcaktı kız yoksa utangaclıgı sevgısınden fazlamıydı anlayacaktı.o ana kadar utancından ne yapacagını bılmeyen kız uzatılan eli görünce bir an bile tereddüt etmeden cocugun elini tuttu başını çocugun omzuna koyarak yürümeye devam ettiler.

olgun

olgun olmak gerekıyor onun farkına vardım.ama olgunluk denen seyın bılge olmakla hayatı anlamakla ılgısı yok.olgunluk denen sey ergenlıkte hayatın anlamının farkına vardıgın o dönemi cocuklukmus ergenlık denen dönem diyerek küçümseyip o düşünceleri unutmak olgunlukmus.işte onu yapmak lazım.o farkındalıgı o dönemi unutmak gerekıyorkı hayatın tadına varasın.yoksa 35 yasında hayatı düşünürsen nasıl mutlu olabılırsınkı ozaman.en bilge zamanımız ergenlık zamanaıydı.çocukken zekamız yetmedıgı ıcın hayatı anlamıyorduk.ama ergenlıkle beraber hayatı anlayacak bır duruma geldık.yaş biraz daha ilerleyince biraz daha zeki olup ergenlıkteki düşüncelerin altından kalkamayacagımızı ögrendık.ve o ergenlıkteki düşünceleride olgunlaşınca küçümsedik.çünkü ergenlıkteki düşüncelerle başa çıkmanın tek yolu onları küçümseyip üzerinde düşünmemek.çünkü o düşünceleri başka düşüncelerle çürütemiyoruz.onların doğru olduugnu biliyoruz ama hepimiz ahlaken o düşüncelerin dogru oldugunu bile bile farklı davranamayacagımızı bildigimiz için sadece küçümseyip o düşüncelerden kaçabiliyoruz.aynı birisiyle tartışırsın.eğer karsındakinin düşüncelerini çürütemeyecek kadar sağlam olduğunu gördüğünde o tartışma ortamına hemen bir sululuk katıp adamla dalga gecersin anca öyle kurtulabılırsın o durumdan.buda biraz oyle.ergenlıktekı düşüncelerimizi alt edecek yeni bir düşünce yeni bişiler bulamadıgımız için onları ergenlık heyecanı falan filan deyip küçümseyip bir kenara attık.bakıyorumda yapcak baska bişide yok

ve ben ve de hey sen

kendimden tiksinirken en çokda kendimle yaşamak ve kendime tiksindiğimi söyleyip vereceğim tepkiyi merak etmek.ey siz benden dışarı olan canlılar.neden bana gerçekleri söylemiyorsunuz.bilipte söylemediğiniz gerçeği bana söylemenin zamanı gelmedimi hala.dana ne kadar bekliyeceğim bu karanlıkta.biliyor olmalısınız.yoksa nediye burda olayımki ben.Truman show bir film olarak kalcak kadar basit bir çözümseme olmamalı.bişiler biliyor olmanız gerekir sizin.benden farklı bişiler biliyorsunuz.ben biliyorumdur diye düşünüp söylemediğiniz en boktan bir şey olsada söyleyin bana.hadi çıkartın artık beni karanlıktan.

baş ağrısı yazısı

eskiden yazamadığımı düşünürdüm meğersem yazamadığım zaman eskiden olan zaman değilde şuanki zamanmış.meğersem ozamanlar yazıyormuşum gayette.yazılmıyor artık yazı.niye yazcamki.şu yazıyı yazmamın tek nedenide niye yazamadığımı yazmak.bunun dışında bişi yazamam.bundan sonrada bişiler yazarsam hep yazamamak konusunda yazabilirim ancak.başım ağrıyor ahada şimdi.baş ağrısı ne garip şey.bir başın var gereksiz yere ve üstelik ağrıyıp birde seni rahatsız ediyor.neyse efendim konumuz yazamamak aslında.sizler nasıl yazıyorsunuz ya malmısınız yoksa.yoksa mallarmı yazabiliyor.malsanız malız diyin yoksa kendimden şüphe etcem.o deilde hep kendimizden şüphe duymak olayı var birde.hepimiz zeki görünmek isteriz ama hep ulan acaba ben salak olabilirmiyim diye düşündüğümüz oluyor.oluyor demilan sizede.tek ben yaşamıyorum değilmi.böyle kendimden öğrenip herkestede olabilecegini düşünüp uluorta söylediğimiz şeyler var bide.mesela göbek deliğiyle oynamak.risk alıp söylediğimde kimse yadırgamamıştı.ama ya kimse karıstırmıyorsaydı.ne risk almışım arkadaş.şimdi düşündümde kendimle gurur duydum valla.sümüğün tadına bakmak,kendi osturugundan rahatsız olmamak falan filan bunlar sizdede var artık biliyorum.böyle acaba diğer insanlardada varmı diye düşündüklerimden ve bana en garip gelen düşüncem bir aralar henüz kadın vücudunu canlı canlı görmediğim zamanlarda acaba bilgisayardan izlediğim o kadın vücutları gerçekmi diye şüpheye düşmüştüm.hani televizyondaki herşey aslında öyle olmuyor ya aslında herşey bir film ya işte acaba bu gördüklerimde sadece bir filmmi acaba diye düşünüyordum.hani bana bile saçma gelsede bu düşünce yinede görmeden emin olamıyordum.sonraları kadın organını gördüğüm o an aklımdaki ilk düşünce "vay be cidden gördüklerimin aynısıymış bu" oldu.ilk gördüğüm içinde aklımda öylesevişme falan yoktuda acaba karşımdakinden izin isteyip azıcık incelesem falan diye bir istek oluşmuştu.ki izin istemesemde herşey kendiliğinden oluştu ve azıcık bir inceledim falan.mesela kızlardada erkeği işerken görme isteği var galiba.yada bana öyleleri rast geldi.gerçi bunu bütün kızlara genelleyemem.sevdiğim bütün kızlar bu hayattan değil gibiydiler.o değilde öyle yada böyle yazdım bişiler ve baş ağrımda gitti.

hoş hayat

nasıl bir hayat istiyorum dedim kendime ahada az önce.içimden geçen kelime hoş bir hayat oldu.hoş bir hayat nedir ya nasıl olduda içim bunu istedi.mutlu bir hayat huzurlu bir hayat istemek varken hoş bir hayat hem çok anlamsız hemde içi boş bir istek gibi geldi.neyse sonra düşündümde aslında belkide iyi birşey istedim.ulan yalan söylediğim nasıl belli.nasıl bir hayat istedigimi kendime sormamı zaman olarak az önce diye belirttim sonrada diyorumkı sonrada düşündümki falan diyorum eee az önceden sonraki zaman aha bu zaman peki ozaman yazdıgım zaman hangı zaman.oda bu zaman.eee ozaman şu anda düşündümde demem gerekiyordu.neyse lan anlayan artık begenır yazdıgımı herkes nasıplenmeyecek işte.neyse be bokunu cıkarıyorum dıyceklerımın.hoş hayat istemek falan filandı işte sorun.

jhfgyjkhkljşh

referanduma hayır, referanduma evet...

insanlar ne kadar çaresiz.. oy vercek başka konumu yoklan.değişen ne anlamadım.hayır demeyin diye yırtınanlar evet diyin diye yırtınanlar.ikisi arasındaki fark ne değişen ne her şekilde sikilen sen olcaksın.hangisi senin işine yarayacak bu kadarmı farklı ülkelerde yaşıyoruz.evet dersen akp sikecek hayır dersen chp.sana kalan kimin seni sikmesini istemen.

dfsdfasdfasdfasfsa

iyi insan kime denir kaç çeşit iyi insan vardır,iyi insan olmak için yapılması gereken ilk şey nedir.kimin daha cok iyi insanı vardır.ne garip şeydir şu iyi insan olma çabası sanki olunabilecek birşeymiş gibi.ne diye analarımız babalarımız falan biz küçükken bize iyi insan olmaktan bahsediyorlar sanki olunabilinecek birşeymiş gibi yada olsak sanki hoşlarına gitcek birşeymiş gibi.sikiyim iş hayatını bu arada.para için bir yerde toplanan insanların beyli hanımlı konuşmasını öyle konuşmasanda seni sikmeye çalışmasını hangi mantık çözebilir.garip ya sana yazıyorum ey salak yabancı sanki sen anlayışlısın gibi yazıyorum oysa sen asıl işte o bahsettiğim insanlardan birisin ama işte iyi insan maskesiyle bloglarda gezip kötü insanları sevmeyip tatmin olmaya çalışıyorsun.senle sorunum yok ama iyi insan sanma kendini.iyi insan da neya iyi olan şey nedirki onu yapabilen olasın.